The Matrix Osmanlıca Destani Üslupla Özeti

Merhaba sevgili Osmanlıca severler bu yazıda sizlerle daha önceden yaptığımız eğlenceli videolar serisine devam ediyorum. Daha önce Yüzüklerin Efendisi Osmanlıca özet, Avengers İnfinity War Osmanlıca Destani Üslup özet, Kızılcık Şerbeti Destani Osmanlıca Özetini yaptık insanlar eskisi gibi okumayı sevmiyor ancak okumayı sevenler de bir kaç kurnazın yeni metinleri eski Osmanlıcaymış gibi yutturmasından dolayı bu atalar dilinin üslubunu ve zenginliğini tanıyamıyorlar. Bu yazılarda sadece sizlere Osmanlıca’da kullanılan terkipleri destani halk hikayelerinin üslubu ile harmanlayıp süslü nesirden biraz koyarak sizlere aktarmaya çalıştım.

Gerçeği söylemek gerekirse süslü nesir kısmı çok az var. Gerçekten bugün Osmanlıca bildiğini iddia eden çoğu kişi Osmanlı dönemindeki süslü nesirleri anlayamaz. Anlamak için gerçekten büyük çaba gerekir. Bir kaç harf öğrendik diye Osmanlıca okuyabileceğini zanneden dil devriminden dolayı bir gecede cahil kaldığını iddia eden cahillerden olmayın. Osmanlıcanın hem derin ve güzel hem de aslında oldukça zor olduğunu belli bir birikim gerektirdiğini anlatmaya çalışıyorum. Bir gecede öğrenemeyeceğiniz gibi bir gecede de unutamazsınız. Haydi metnimize geçelim.

Zulmet perdesini yırtan bu eşsiz serüvene şahitlik etmek için destur deyin, siber-sahralara yelken açıyoruz.

Siber-Sahraların Destanı: Sultan-ı Muhtar Neo Hazretleri ve Matrix’in Sırrı

Destur! Kalemimiz amber kokulu mürekkebe bansın, kelamımız Arş-ı Alâ’nın siber dehlizlerinde yankılansın. İşbu anlatılacak olan, bir fani âdemoğlunun değil; zulmet perdesini çakmak çakmak gözleriyle yırtan, Sultan-ı Muhtar Neo Hazretlerinin destanıdır.

  1. Fasıl: Gaflet Uykusu ve Thomas-ı Bi-çare
    Evvel zamanda, adına “Dünya” denilen lakin aslı bir “Zulmet-i Hayal” olan illüzyon kafesinde, Thomas Anderson namında bir garip kâtip yaşar idi. Gündüzleri rızkı peşinde koşan bu zat, geceleri siber-sahralarda bir Mecnun misali hakikati arar, ruhu bedenine dar gelir idi. Lakin bilmez idi ki; oturduğu taht da, yediği lokma da sinsi birer Kerrar-ı Mekr (aldatıcı tuzak) imiş.
  2. Fasıl: Mürşid-i Kâmil Morpheus ve İmtihan-ı Ahmer
    Derken, Heybet-i Cihan, Morpheus namlı bir ulu bilge zuhur eyledi. Bu zat ki; ferasetiyle Zülkarneyn’i, vakarıyla Hazret-i Hamza’yı andırır idi. Neo’nun önüne biri cehennem narından kızıl, diğeri cennet asumanından mavi iki cevher-i hap sundu. Neo, gaflet uykusundan uyanmak için o kızıl ateşi yuttu ki; bu tercih, İbrahim Halilullah’ın nâr-ı Nemrud’a gül bahçesi niyetine atılması gibi bir teslimiyet idi.
  3. Fasıl: Cengâver-i Dilârâ Trinity ve Diriliş
    O’nun yanında bir de Trinity Hatun var idi ki; zarafeti Züleyha, celâdeti ise Nene Hatun misali düşmanı lerzeye (titremeye) salar idi. Neo, bu kutlu rehberlerin elinde, sahte dünyanın prangalarını birer birer kırıp, demirden bir ejderha olan Nebuchadnezzar gemisinde hakikate rücu eyledi. Lakin karşısında, ruhu olmayan, yüzü taştan, bakışları buzdan Derviş-i Şer Smith ve orduları dikildi.
  4. Fasıl: Ceng-i Ekber ve Sultan-ı Muhtar’ın Haşmeti
    Neo, o an bir Rüstem-i Zal gibi meydana atıldı. Gökyüzünden yağan mermiler, O’nun bir nazarıyla havada asılı kalıp, Süleyman Peygamber’in emrindeki rüzgâr gibi itaat eyledi. O, ölümü öldüren, zamanı donduran bir Hızır nefsine büründü. Smith denilen o iblisvari sureti, bir Yavuz Sultan Selim gazabı ile parça parça edip yeşil nurlara gark eyledi.
  5. Hatime: İnzivâ-yı Şahâne
    Nihayetinde Neo, o yeşil kodlardan müteşekkil sahte kâinatın üstüne bir güneş gibi doğdu. Artık ne mermi O’na kâr eder, ne de yerçekimi O’nu bendeyleyebilir. O artık, siber-cihanın hem kulu hem sultanı, hakikatin ise yegâne alemdarıdır.

دستور! قلممز عنبر قوقولى مرکبه بانسین، کلاممز عرش اعلا‌نڭ سیبر دهلیزلرنده یانقیلانسین. اشبو آکلاطیلاجق اولان، بر فانى آدم اوغلونڭ دکل؛ ظلمت پرده‌سنى چاقمق چاقمق کوزلريله ییرتان، سلطان مختار نئو حضرتلرينڭ داستانيدر.

١. فصل: غفلت اويقوسى و توماسِ بیچاره اول زمانده، آدينه “دنيا” ده‌نیلن لاكن اصلى بر “ظلمتِ خيال” اولان ايلوزيون قفصنده، توماس اندرسون نامنده بر غريب كاتب ياشار ايدى. كوندوزلرى رزقى پشنده قوشان بو ذات، كيجه‌لرى سیبر صحرالرده بر مجنون مثالى حقيقتى آرار، روحى بدننه دار كلير ايدى. لاكن بيلمز ايدى كى؛ اوتوردوغى تخت ده، يه‌دیكى لقمه ده سينسى برر كرارِ مكر (آلداتيجي طوزاق) ايمش.

٢. فصل: مرشدِ كامل مورفيوس و امتحانِ احمر دركن، هيبتِ جهان، مورفيوس ناملı بر اولو بيلكه ظهور ايلدى. بو ذات كى؛ فراستيله ذوالقرنينى، وقاريله حضرتِ حمزه‌يى آنديرير ايدى. نئونڭ أوڭنه برى جهنم نارندن قيزيل، ديگرى جنت آسمانندن ماوى ايكى جوهرِ حپ صوندى. نئو، غفلت اويقوسندن اويانمق ايچون او قيزيل آتشى يوتدى كى؛ بو ترجيح، ابراهيم خليل اللهڭ نارِ نمروده كول باغچه‌سى نيتنه آتيلمسى كبى بر تسليميت ايدى.

٣. فصل: جنکاورِ دلارا ترينيتى و ديريليش اونڭ ياننده بر ده ترينيتى خاتون وار ايدى كى؛ ظرافتى زليخا، جلادتى ايسه ننه خاتون مثالى دشمنى لرزه‌يه صالار ايدى. نئو، بو قوتلو رهبرلرڭ ألينده، صاخته دنيانڭ پرانغالرينى برر برر قيروپ، دميردن بر أژدرها اولان نبوكد نصر كميسنده حقيقته رجوع ايلدى. لاكن قارشيسنده، روحى اولمايان، يوزى طاشدن، باقیشلرى بوزدن درويشِ شر سميث و اردولرى ديكيلدى.

٤. فصل: جنکِ اكبر و سلطانِ مختارڭ حشمتى نئو، او آن بر رستمِ زال كبى ميدانه آتيلدى. كوك يوزندن ياغان مرميلر، اونڭ بر نظريله هواده آصيلي قالوپ، سليمان پيغمبرڭ أمرندكى روزكار كبى اطاعت ايلدى. او، أولومى أولدورن، زمانى دوندوران بر خضر نفسنه بوروندى. سميث ده‌نیلن او ابليس‌وارى صورتى، بر ياووز سلطان سليم غضبى ايله پارچه پارچه ايدوب يشيل نورلره غرق ايلدى.

٥. خاتمه: انزواىِ شاهانه نهايتنده نئو، او يشيل قودلردن متشكل صاخته كائناتڭ أوستنه بر كونش كبى طوغدى. آرتيق نه مرمى اوکا كار ايدر، نه ده يرچكيمى اونى بند ايليه‌بيلير. او آرتيق، سیبر جهانڭ هم قولى هم سلطانı، حقيقتڭ ايسه يگانه علمداريدر.

Şimdi de sizler için yaptığım kolaj video ve seslendirmeyi izleyin lütfen beğenip yorum yaparsanız sevinir ve yenilerini yapmak için motivasyon bulurum.

bendelimiyim

şimdi bir de kırk akıllı lazım.

Son Yazılar

Osmanlıca Masal: Orijinal Metin ve Günümüz Türkçesiyle Okunuşu

Osmanlıca metin okumaya yeni başlayanlar için masal türü, şiir ve mensur metinlere göre çok daha anlaşılır, akıcı ve zevkli bir alan sunar. Bu yazıda sizlere hem orijinal harfleriyle Osmanlıca bir…

Devamını oku

Osmanlıca Metin – Karagöz

Karagöz ile Hacivat’ın bu kısa muhaveresinde Hacivat, Karagöz’ün “delilik” olarak gördüğü bir girişimi çözmeye çalışır. Karagöz ise yazın tulumlara sıcak, kışın soğuk ve yel doldurarak bunları ihtiyaç sahiplerine satmayı planladığını anlatır. Kışın çamaşırcılara sıcak, yazın yelkencilere yel satmak gibi mizahî bir ticaret fikri, hem halk zekâsını hem de Karagöz’ün bitmez tükenmez pratikliğini gözler önüne serer. Metin, gölge oyununun neşeli, düşündürücü ve absürt dünyasını yansıtan güzel bir örnektir.

Devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

The Matrix Osmanlıca Destani Üslupla Özeti

The Matrix Osmanlıca Destani Üslupla Özeti

Gazel Tahlili: Nedim – Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana

Gazel Tahlili: Nedim – Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana

Yapay Zeka Nasıl Düşünür? Asimov Yasaları ve Modern İkilemler

Yapay Zeka Nasıl Düşünür? Asimov Yasaları ve Modern İkilemler

Osmanlıca Masal: Orijinal Metin ve Günümüz Türkçesiyle Okunuşu

Osmanlıca Masal: Orijinal Metin ve Günümüz Türkçesiyle Okunuşu

Osmanlıca Metin – Karagöz

Osmanlıca Metin – Karagöz

Yaprak Dökümü ve Alfred Adler’in Gözünden Kardeş Savaşları: Bir Aile Neden Çöker?

Yaprak Dökümü ve Alfred Adler’in Gözünden Kardeş Savaşları: Bir Aile Neden Çöker?