Şiir Tahlili, Baki, Söylemez küsmüş bize canane söylen söylesin Gazel

Merhabalar bu yazıda sizlerle Baki’nin Söylemez küsmüş bize canane söylen söylesin gazelini tahlil edeceğiz. Keyifle okumanız dileğiyle.

Gazel

Söylemez küsmüş bize canane söylen söylesin
Neyledim ol yar-ı alişana söylen söylesin

Naz ile güftara gelmezse helak eyler beni
Ol cefa vü cevri bi-payana söylen söylesin

Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen
Anı yine âşık-ı nalana söylen söylesin

Harı zahmından neler çektiğimi gülzarda
Bağban- bülbül-i giryana söylen söylesin

Bakiya dil durmasın güftara takad kalmadı
Vaktidir ol husrev-i devrana söylen söylesin

Baki

Sitede yaptığım diğer tahillerden farklı olarak bu defa iki açıdan inceleyeceğim. Birinci biçim ikincisi anlam yönünden inceleme olacak.

bu gazel Baki’nin ünlü ve seçkin eserlerinden biridir. Gazel, aşkın acı ve tatlı yönlerini, sevgilinin naz ve cefasını, aşığın çaresizliğini ve ıstırabını, aşkın sırrını ve sultanını anlatmaktadır. Gazel, hem biçim hem de anlam yönünden incelenebilir.

Gazelin nazım birimi beyittir. Gazelde beş beyit vardır.

Gazelin ölçüsü aruz ölçüsüdür. Kalıbı mef’ûlü / mef’ûlü / mef’âîlü / mef’âîlü şeklindedir.

Gazelin kafiye şeması aa / ba / ca / da / ea şeklindedir. Kafiye, beyitlerin sonunda tekrarlanan “-sin” hecesidir. Bu hece zengin kafiyedir, çünkü uzun ünlü içerir. Kafiye, gazelde ahenk ve uyum sağlar.

Gazelin redifi, beyitlerin sonunda tekrarlanan “söylen söylesin” ifadesidir. Redif, gazelde bütünlük ve vurgu sağlar. Redif, aynı zamanda gazelin ana fikrini ve temasını belirler. Gazelde, aşığın sevgilisine söylemek istediği ama söyleyemediği şeylerin, başkaları tarafından söylenmesini istemesi, redifle ifade edilir.

Gazelin teması aşktır. Gazel, aşkın hem güzel hem de zor yanlarını, hem tatlı hem de acı veren yönlerini, hem mutlu hem de hüzünlü etkilerini anlatır. Gazel, aşkın sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir sır, bir sanat, bir marifet, bir sultan olduğunu vurgular.

Gazelin ana fikri, aşığın sevgilisine söylemek istediği ama söyleyemediği şeylerin, başkaları tarafından söylenmesini istemesidir. Aşığın, sevgilisinin naz ve cefasına, güftara gelmemesine, küsmesine, yaralı kalbine, aşk derdine, gülzardaki çilelerine, aşk sultanına dair sözleri vardır. Ancak bunları sevgiliye söyleyemeyen aşık, onları başkalarına söyletir. Bu başkaları, canane, yar-ı alişan, âşık-ı nalân, bağban, bülbül, husrev-i devran gibi kimselerdir. Aşık, bu kimselerin sevgiliye söyleyecekleri sözleri, “söylen söylesin” diyerek belirtir.

Gazelin üslubu, sanatlı, süslü, kapalı ve mecazlıdır. Gazelde, pek çok edebi sanat kullanılmıştır. Bunlar şunlardır:

İstiare: Gazelde, sevgiliye, yar-ı alişan, lâle-i nu’man, husrev-i devran gibi isimler verilmiştir. Bu isimler, sevgilinin güzelliğini, şanını, sultanlığını anlatmak için kullanılmıştır. Ayrıca, aşk derdine, harı zahmına, gülzara, bağbana, bülbüle, çeşme-i cana gibi isimler verilmiştir. Bu isimler, aşkın acısını, çilesini, bahçesini, koruyucusunu, şarkıcısını, gözünü anlatmak için kullanılmıştır. Bu isimler, istiare sanatının örnekleridir. İstiare, bir şeyi başka bir şeye benzeterek anlatmaktır.

Teşbih: Gazelde, sevgilinin nazı, cefası, cevri, aşkın derdi, aşığın gözyaşı gibi şeyler, başka şeylere benzetilerek anlatılmıştır. Bu benzetmeler, teşbih sanatının örnekleridir. Teşbih, bir şeyi başka bir şeye “gibi” kelimesiyle benzetmektir. Örneğin, “Naz ile güftara gelmezse helak eyler beni / Ol cefa vü cevri bi-payana söylen söylesin” beytinde, sevgilinin naz ve cefasının, aşığı helak eden sonsuz bir dönme dolap gibi olduğu söylenmiştir. Bu, bir teşbihtir.

Mecaz: Gazelde, pek çok kelime ve ifade, gerçek anlamından başka bir anlamda kullanılmıştır. Bu, mecaz sanatının bir örneğidir. Mecaz, bir kelime veya ifadenin gerçek anlamı dışında bir anlamda kullanılmasıdır. Örneğin, “Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen / Anı yine âşık-ı nalana söylen söylesin” beytinde, aşk derdinin, aşkı tatmayanlardan sorulmaması, ancak ağlayan aşıktan sorulması gerektiği söylenmiştir. Burada, aşk derdi, aşk acısı; aşık-ı nalân, ağlayan aşık; sormak, öğrenmek; söylemek, anlatmak anlamında kullanılmıştır. Bu, birer mecazdır.

Kinaye: Gazelde, bazı kelimeler ve ifadeler, hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılmıştır. Bu, kinaye sanatının bir örneğidir. Kinaye, bir kelime veya ifadenin hem gerçek hem de mecaz anlamını birden ifade etmesidir. Örneğin, “Bakiya dil durmasın güftara takad kalmadı / Vaktidir ol husrev-i devrana söylen söylesin” beytinde, Baki’nin dilinin durmaması, hem konuşmaya devam etmesi, hem de hayatta kalması anlamına gelir. Bu, bir kinayedir.

Gazelin dili, sanatlı, süslü, kapalı ve mecazlıdır. Gazelde, pek çok Arapça ve Farsça kelime kullanılmıştır. Bu kelimeler, gazelin anlam zenginliğini ve sanat değerini arttırır.

Gazelin anlatımı, kapalı, mecazlı ve sanatlıdır. Gazelde, sevgiliye, aşka, aşığa dair pek çok şey söylenir, ancak bunlar açıkça değil, dolaylı ve imalı bir şekilde söylenir. Gazelde, sevgiliye hitap edilmez, ancak onunla ilgili şeyler başkalarına söyletilir. Gazelde, aşkın sırrı, sanatı, marifeti, sultanı gibi yönleri vurgulanır, ancak bunlar açıklanmaz, sadece ima edilir. Gazelde, aşkın hem güzel hem de zor yanları, hem tatlı hem de acı veren yönleri, hem mutlu hem de hüzünlü etkileri anlatılır, ancak bunlar duygusal bir şekilde değil, sanatsal bir şekilde anlatılır.

Gazelin amacı, hem aşkı hem de aşığı övmek, hem sevgiliyi hem de aşkı yüceltmek, hem aşkın hem de aşığın değerini göstermektir. Gazelde, sevgili, yar-ı alişan, lâle-i nu’man, husrev-i devran gibi isimlerle övülür, aşk, derd-i aşk, harı zahm, gülzar, bağban, bülbül, çeşme-i can gibi isimlerle yüceltilir, aşık, âşık-ı nalân, Baki gibi isimlerle değerlendirilir. Gazelde, aşkın hem güzel hem de zor yanları, hem tatlı hem de acı veren yönleri, hem mutlu hem de hüzünlü etkileri övülmek için kullanılır. Gazelde, aşkın sırrı, sanatı, marifeti, sultanı gibi yönleri övülmek için vurgulanır.

Gazelin havası, hem sevgiliye hem de aşka duyulan hayranlık ve özlem, hem sevgilinin naz ve cefasına duyulan ıstırap ve şikayet, hem aşkın güzelliği ve zorluğu arasında gidip gelen bir hava, hem aşkın sırrını ve sultanını arayan bir hava, hem de aşkı ve aşığı öven ve yücelten bir havadır. Gazelde, hem sevgiliye hem de aşka duyulan hayranlık ve özlem, sevgilinin güzelliği, şanı, sultanlığı, aşkın acısı, çilesi, bahçesi, koruyucusu, şarkıcısı, gözü gibi unsurlarla ifade edilir. Gazelde, hem sevgilinin naz ve cefasına duyulan ıstırap ve şikayet, sevgilinin güftara gelmemesi, küsmesi, yaralı kalbi, aşk derdine, gülzardaki çilelerine, aşk sultanına dair sözleri başkalarına söyletmesiyle ifade edilir. Gazelde, hem aşkın güzelliği ve zorluğu arasında gidip gelen bir hava, aşkın hem derd-i aşk, hem harı zahm, hem gülzar, hem bağban, hem bülbül, hem çeşme-i can gibi isimlerle anlatılmasıyla ifade edilir.

Gazel, hem biçim hem de anlam yönünden oldukça başarılı ve güzel bir eserdir. Gazel, nazım birimi, ölçü, kafiye, redif gibi biçimsel unsurları ustaca kullanmış, gazelde ahenk, uyum ve bütünlük sağlamıştır. Gazel, tema, ana fikir, üslup, dil, anlatım, amaç, hava gibi anlamsal unsurları da sanatlı, süslü, kapalı ve mecazlı bir şekilde işlemiş, gazelde zenginlik, derinlik ve vurgu sağlamıştır. Gazel, pek çok edebi sanatı bolca kullanmış, gazelin sanat değerini arttırmıştır. Gazel, aşkı hem güzel hem de zor yanlarıyla, hem tatlı hem de acı veren yönleriyle, hem mutlu hem de hüzünlü etkileriyle anlatmış, aşkın hem sırrını hem de sultanını aramış, hem aşkı hem de aşığı övmüş ve yüceltmiştir.

Gazel, Baki’nin sanat anlayışının ve dünya görüşünün bir yansımasıdır. Baki, Divan şiirinin en büyük ustalarından biridir. Baki, sanat için sanat anlayışını benimsemiş, şiirlerinde sanatlı, süslü, kapalı ve mecazlı bir dil kullanmıştır. Baki, şiirlerinde, aşk, sevgili, aşık, tabiat, din, devlet, sultan, hayat, ölüm gibi konuları işlemiş, hem bireysel hem de toplumsal duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir. Baki, şiirlerinde, hem aşkın hem de aşığın değerini göstermiş, hem sevgiliyi hem de aşkı yüceltmiştir. Baki, bu gazelde de, aşkın hem güzel hem de zor yanlarını, hem tatlı hem de acı veren yönlerini, hem mutlu hem de hüzünlü etkilerini anlatmış, aşkın hem sırrını hem de sultanını aramış, hem aşkı hem de aşığı övmüş ve yüceltmiştir.

Başka tahlillerde görüşmek üzere.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com