Ali Canib Yöntem, Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Ali Canib, 1888’de Üsküdar’da dünyaya geldi. Babası Evkaf Nezareti memurlarından Halil Saib Bey, annesi Anapa müftüsü İslâm Efendi’nin kızı Hafıze Nuriye Hanım’dır. İlköğrenimine Üsküdar Gülfem Hatun Mektebi’nde başlayan Ali Canib, ardından Toptaşı Askerî Rüşdiyesi’ne devam etti. Rüşdiye’yi bitirince iki yıl Selâmsız’daki Fransız okulunda okudu. Smavla kazandığı Hukuk Mektebi’nde ancak bir yıl okuyabilir. Babasının bulunduğu Se-lânik’te yeni açılan Hukuk Mektebi’ne devam etti.

Bu arada İttihad ü Terakki, Ziraat ve Romanya mekteplerinde dersler verdi. Balkan Harbi yüzünden eğitimine ara verir. İstanbul’a dönen Ali Canib, bir süre geçimini yazarlıkla temine etti. Bir süre sonra, daha önce kazandığı imtihandan yararlanarak, Çanakkale Sultanisi edebiyat ve felsefe öğretmenliği görevine başladı. Oradan 1913’de İstanbul’da Gelenbevî sultanîsine ardından 1914’de Darülmuallimîn-i Âliye edebiyat öğretmenliğine terfi etti. 1917-1918’de Darülfünun’da teşekkül eden lise kitaplarım hazırlamakla görevli komisyona üye seçildi. 1920’de Trabzon Sultanîsi müdürü oldu. Ardından sırasıyla Giresun Millî Eğitim Müdürlüğü ve bakanlık müfettişliğine getirildi.

1923’de kendi isteğiyle öğretmenliğe döndü. Kabataş Lisesi’nde ve Erkek Öğretmen Okulu’nda edebiyat okuttu. Aynı yıl Tarih encümeni üyesi oldu. 1927’de tekrar Millî Eğitim Bakanlığı müfettişliğine geçti. Bu görevde yedi yıl kalan Ali Canib, bazı edebî ve İlmî eserler verdi.

Edebiyatta türler ve Batı’daki edebî cereyanlar hakkında kısa bilgiler içeren Epope ve Edebî Nevilerle Mesleklere Dair Malûmat adlı bir eser yayımladı. 1931 ‘de Türk Edebiyatı Antolojisi adlı bir başka eser yayımladı.

1934’de,Ordu milletvekili olarak T.B.M.M.’ye giren Ali Canib aynı yıl Türk Dil Kurumu merkez üyeliğine seçildi. 1943’de İstanbul Edebiyat Fakültesi Türk Edebiyatı Bölümü’ne öğretim görevlisi oldu. 1950 seçimlerinde Çanakkale milletvekili oldu. 1954’de milletvekillikten de ayrıldı. 26 Ekim 1967’de İstanbul’da öldü.

Sanatı

Ali Canip ismi edebiyatımızda Yeni Lisan münakaşaları çevresinde duyulmuştur. Yani birçok sanatçı gibi kaleme aldığı ve neşrettiği edebî eserlerinin uyandırdığı yankılarla değil, edebî ve İlmî tartışmalarla kendinden söz ettirmiştir. Bu bakımdan Ali Canip Bey genç yaşta şiire başlayıp bir de şiir kitabı yayımlamışsa da bu sanatta ısrar etmemiştir. Halbuki aşağıda da bazı şiirlerinin çözümlemesinde görüleceği gibi gelişmeye müsait bir şiir dili ve üslubu vardı. 1918 yılında yayımladığı Geçtiğim Yol adlı şiir kitabı hem aruz hem de hece vezni ile yazılan manzumelerden oluşmuştur. Nazik bir duyarlılığı olmasına karşılık bu duyarlılığa sanata ve nazma çevirecek nazım gücünden yoksundur. Bu bakımdan Ali Canip Bey’in şiiri bir heves ve ilhamın beslediği metinler olarak görülebilir.

Öte yandan Ali Canip Bey’in en büyük hizmeti ta Genç Kalemler devresinden başlayıp ömrünün sonuna kadar sürdürdüğü Millî Edebiyat, Yeni Lisan sevdasıdır. Bu yüzden devrin hatırı sayılır ediplerinden olan Cenap Şahabeddin’le ciddî bir münakaşaya girişir. Bunu Millî Edebiyat Meselesi ve Cenab Bey’le Münakaşalarım adıyla 1918 yılında neşreder. Bunun yanında bilimsel alanda verdiği hizmetler, edebiyat hocalığı ve Türk dilinin sadeleşmesi uğruna giriştiği ve çoğunda da haklı çıktığı polemiklerle hizmet etmiştir. Ali Canip Bey, Ziya Gökalp, ve Ömer Seyfettin’le birlikte Millî Edebiyat ve Yeni Lisan hareketinin üç teorisyeninden birisidir.
Eserleri
Şiirler

Geçtiğim Yol (1918)
Nesirleri
Millî Edebiyat Meselesi ve Cenab Bey’le Münakaşalarım (1918).
Epope (1927); Türk Edebiyatı Antolojisi (1931).
Ömer Seyfeddin, Hayatı ve Eserleri (1935).
Edebî Nevilerle Mesleklere Dâir Malûmat (1927).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com