Peri Kızı ve Çoban Osmanlıca – Orhan Seyfi

Peri Kızı ve Çoban Osmanlıca Metin İndirmek için yazının sonundaki linke gidin. Görüntülemek için ise aşağıdaki google döküman görüntüleyicisini kullanabilirsiniz. İyi okumalar.


Çok eski zamanda,
– Oguz Han Hükümdarmis. –
Isitmistim Turan’da
Bir peri kizi varmis.

Çok eski zamanda,
– Oguz Han Hükümdarmis. –
Isitmistim Turan’da
Bir peri kizi varmis.

Bu nazli peri kizi,
Bu güzellik yildizi,
Her gönülde bir sizi
Birakarak yasarmis.

Issiz daglarda gezer,
Yokmus izinden eser,
Bazen göründügü yer,
Bir sihirli pinarmis.

Yüzü penbe bir safak,
Gülse güller açacak…
Yasarmis Elden uzak,
Dostlari çobanlarmis.

Bu kiz öyle güzel ki:
Çildirtir aski belki.
O kadar muhayyel ki:
Akillara zararmis.

Cefa imis adeti!
Hiç yokmus merhameti.
Sevmeyen bu afeti,
Sevenden bahtiyarmis.

Vururlurmus kalbinden,
Bir kere onu gören,
Asiklari tahminen,
Gür saçlari kadar mis.

Gençlerin yüzü solmus,
Gözleri yasla dolmus.
Aski bir afet olmus,
Bütün cihani sarmis…

Ulu Hakan Oguz Han,
Bu kizi merak eder,
Görmek ister yakindan.
Çagirtir yanina.. Der:

Sevimli kiz, güzel kiz!
Dag baslarinda yalniz
Yasiyorsun, bu neden?
Bu güzelliginle sen
Bir sihirli günessin!

Sevimli kiz, güzel kiz!
Tek yaratmaz, Tanrimiz
Kimseyi tabiatte.
Var bir esin elbette,
Sen de birine essin!

Kiz, böyle tek yasamak
Yarasir mi -hele bak! –
Senin gibi güzele?
Gel, karis artik ‘El’e;
Neslimiz güzellessin!

Kiz der ki: Ulu Hakan,
Ben de sevdim bir zaman.
Vaktile genç bir çoban
Sevgilimdi, esimdi;
Yalnizim fakat simdi.

Daglarda bahtiyar, sen,
Seviserek yasarken
Bir söz onu incitti;
Bana darildi gitti.

Ne kendi geldi geri;
Ne duyuldu haberi..
Iste o günden beri
Hissizim, kayitsizim;
Tek yasayan bir kizim.

Hakan -düsünür biraz-
Der: Bu dogru olamaz!
Senin gibi güzel kiz,
Daima böyle yalniz,
Dag basinda yasar mi?
Kiz der ki: Çare var mi?
Ben bir essiz günesim,
Gösterin nerde esim? ..
Sevenler beni belki,
Su genis göklerdeki
Yildizlardan daha çok,
Fakat istedigim yok.
Inanin buna siz de;
Bulunmaz içinizde.

Hakan der ki: Ne zarar,
Bulunmasa da, arar;
Süpheden kurtuluruz.
Sen cevap ver, buluruz
Istedigini belki…
Kiz der: O halde peki!

Kimlerse beni seven,
– Haber verin simdiden –
Deneyim onlari ben
Bir sihirli oyunla.
Içlerinden bana kim
Cevap verirse.. benim
O, olacak sevdigim;
Ben yasarim onunla!

Bu haber, dalga dalga
Dagilir ortaliga.
Asiklar; uzak, yakin
Yollardan akin akin
Gelirler.. zavallilar,
– Hep birden genç, ihtiyar –
Kapilip ümitlere:
Toplanirlar bir yere.
Peri kizi, güzel kiz;
Ufka dogan bir yildiz
Gibi, yüksek bir gurur
Içinde gelir, durur.

Silkinince ansizin,
Degisir sekli kizin:
Kus olur, çiçek olur,
Bazi kelebek olur.
Bir gül olur açilir,
Inci olur saçilir…
Bir buluta bürünür;
Bin sekilde görünür..

Asiklari hep birden,
Sasirip kalir buna..
Bulunmaz cevap veren
Bu sihirli oyuna.
Kiz: ‘Artik ne çare! ‘ der;
Hakana veda eder.
Ayrilacagi zaman;
Ta uzaktan bir çoban
-Gözleri dolu yasla-
Helecanla, telasla
Kosar; huzura girer:

‘Ruhsat olursa eger,
‘Taliimi deneyim!
‘Sormayin; kimim, neyim..
‘Bir sevda havasile,
‘Bir hicranin yasile,
‘Asarak yüce daglar,
‘Gezerken diyar diyar;
‘Ansizin bu haberi
‘Duyunca döndüm geri.
‘Bir sevinçli duyguya
‘Kapildim.. gönül bu ya!

Hakan der ki o zaman:
Küstahlik etme çoban!
Bu kiz senin ufkuna
Dogacak günes degil.
Bir zavalli çobana
Layik olan es degil.
Dogrusu su teklifin
Bu peri kizi için
Bir lekedir, bir züldür.

Kiz der: O da gönüldür,
Incitmeyiniz sakin,
Ben raziyim birakin.

Dururlar kizla çoban
Karsilikli o zaman.
Silkinince ansizin,
Degisir sekli kizin:
Kus olur; uçup konar
Hakanin otagina.

Çoban bakar, ah eder;
O da bu sihri meger
Biliyormus eskiden.
Bir kafes olur hemen,
Bu güzel kusu alir,
O anda kucagina.

– Bu birinci imtihan.
Bunu kazandin çoban!

Kus silkinir ansizin,
Degisir sekli kizin:
Inci olur bu sefer.
Saçilir birer birer
Hakanin ayagina.

Kafes te her yerinden
Dagilip düser hemen;
Bir sedef olur, alir
Inciyi kucagina.

– Bu ikinci imtihan.
Adin ne senin çoban!

Inci yanar ansizin,
Degisir sekli kizin:
Her inci bu sefer de
Bir baska çiçek olur.

Canlanir hemen, yerde
Bos kalan sedefler de
Birer kelebek olur.

Bir yanda, öyle renk renk
Açilirken çiçekler;
Bir yanda, titreserek
Dolasir kelebekler..

– Bu sonuncu imtihan.
Tanidim seni çoban,
Anladim simdi kimsin!

Sen, beni ta eskiden
Sevip sonra terkeden
Vefasiz sevdigimsin.

Bunu artik iyi bil:
Es olmam mümkün degil
Sen gibi vefasiza.

Çoban; gözünde yaslar,
O zaman nakle baslar
Macerasini kiza:

‘Sevda, o bir peridir,
‘Karar etmez yerinde.
‘Gönül ki serseridir,
‘Dolasir izlerinde.
‘Sevda, o gizli bir ok,
‘Görünmez kanatmadan.
‘Kavusmanin tadi yok,
‘Ayriligi tatmadan.
‘Ben ki, pek çok agladim,
‘Gezdim hicrana giden
‘Yollari adim adim.
‘Beni artik yeniden
‘Hicrana atma, güzel,
‘Yeter aglatma, güzel!

‘O her derde tahammül
‘Gösteren deli gönül;
‘Kah eder dünyaya naz,
‘Her dakika bulunmaz
‘Bir halde, bir kararda.
‘Sevdigi zamanlarda
‘Gül yapragindan ince! ..
‘Bir sitem isitince
‘Yaralanir derinden,
‘Incinir her yerinden.
‘Bir gündü.. yandi içim;
‘Dagildi hep sevincim…
‘Elveda artik! ..’ Dedim.
‘Tahammül edemedim
‘Bir söze, bir siteme.
‘Düsün ki: Terketmeme,
‘Yine askimdi sebep.
‘Serseri, dünyayi hep
‘Dolastim adim adim;
‘Bir teselli aradim.
‘Bulamadim kimsede.
‘Bir günah ettimse de,
‘Simdi isit ahimi,
‘Bagisla günahimi
‘Düstügüm aska, güzel!
‘Sebep yok baska, güzel!

‘Deniz geçtim, dag astim;
‘Hayli sene dolastim,
‘Bahtim kara, saçim ak,
‘Ne sekle girmisim bak!
‘Basimin taci güzel,
‘Halime aci güzel!

Oguz Han: Artik yeter;
Bu gamli sözlerle, der,
Beni aglatacaksin!

Süphe etme ki çoban,
Sevdiginin her zaman
Affina müstahaksin!

Var mi kizim, sen de bak,
Bir baska es olacak
Senin gibi güzele!

Elverir bu ayrilik!
Gelin birlesin artik!
Haydi verin elele!

Geçsin nese, eglence
Içinde hep gününüz!
Tamam kirk gün, kirk gece
Yapilsin dügününüz.

Iste hemen o günü
Baslayan bu dügünü
‘Felek’ dedikleri pir
Görünce, girmis denir
Yeniden bir yasima!

Bu dügün öyle uzun,
Sevinçli bir dügün ki;
Bu, o serefli gün ki:
Darisi yurdumuzun
Güzelleri basina!

Orhan Seyfi Orhon

İndirmek İçin Tıklayın

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

2 Cevaplar

  1. Yakup Kutan dedi ki:

    Harika bir destan! Kendi yazımızla okuryazar olmayı mevla her Türk’e nasip etsin!

    • bendelimiyim dedi ki:

      Göktürk Alfabesi ile mi kastediyorsunuz kendi yazımız ile derken. Eğer Osmanlıca alfabesini kastediyorsanız o da Arap alfabesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com